NEFES ALMAYI BİLMEK 12.BÖLÜM / DİYAFRAM KASI / DİYAFRAM NASIL ÇALIŞIR?
Diyafram: Ruhsal Kas İnsanlar, diyafram—göğüs boşluğunun tabanı ve karın boşluğunun ise tavanı gibi işlev gören kubbe şeklindeki büyük kas— hakkında sıklıkla konuşmalarına rağmen, onun çeşitli faaliyetlerini nadiren gerçek anlamda hissederler. Karmaşık, üç boyutlu, dikey, yatay ve açısal hareketlerine rağmen diyafram sadece vücuda, ihtiyacı olan oksijeni içine çekmesi için yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda vücudun kendisini çeşitli atık maddelerden kurtarmasına da yardımcı olur. Sağlıklı ve iyi gelişmiş bir diyafram, aynı hareketleri yaparak vücudun çeşitli nefes alma boşluklarının açılıp kapanmasına da yardımcı olur; göğüs ve sırttaki kas gerilimini düşürür; sinir sistemini, kalpdamar sistemini, sindirim sistemini ve bağışıklık sistemini destekler; hatta derinliklerimizle sözlü iletişim kurar. Güçsüz işleyen bir diyafram, yaşamın nefesinin içimizdeki akışını zorlaştırır ve kendi durumunu belli eder. Dünyaya geldiğimiz zaman aldığımız ilk nefes hariç, diyaframımızın, içimize havayı her çekişimizdeki faaliyeti, üflediğimiz bir önceki nefesle meydana gelen refleks olarak işlem görür. Artık bizim için gerekli olmayan kullanılmış havanın ciğerlerimizden boşaltılmasıyla, hiçbir çaba sarf etmeden yeniden temiz havayla dolarız. Belki de bazı ruhani öğretmenlerin, diyaframı ruhsal bir kas olarak tanımlamalarının sebebi de budur. Hatta bekli bizi kişi imajımızın içine hapseden duygu ve düşüncelerden kurtulmayı öğrenirken neler olduğunu açıklamak için diyafram benzetmesini de bu yüzden kullanıyorlardır. Nefesinizi şimdi beş dakika boyunca izleyin ve özellikle havayı dışarı üflerken neler olduğuna dikkat edin. Nefes verişinizin tamamlandığını hissediyor musunuz yoksa bu, vaktinden önce mi bitiyor? Nefes verişinizin sonunda yeni havayı inatla yakalamaya mı çalışıyorsunuz yoksa onun bilinmeyenden yükselen bir dalga şekline girip, kendiliğinden içinize dolmasına izin mi veriyorsunuz? Ciğerleriniz, kaburganın alt kısmı ve omurgaya bağlı çok güçlü bir kas olan diyaframın üstünde oturur. Eğer diyaframımız sağlıklıysa, nefesi içimize çektiğimizde normal bir şekilde kasılır ve yukarı doğru bombeli olan yüzeyi düzleşerek karın boşluğundaki organlarımıza doğru alçalır (diyaframın farklı yönlere doğru gerçekleştirdiği üç boyutlu diğer hareketleri de vardır). Ciğerlerin genişleyerek havayla dolmalarını sağlayan, işte bu düzleşme hareketidir. Sonra, gevşemesi ve aşağıdaki organlarımızın onu geri itmesinin de yardımıyla, diyaframımız rahatlayarak yukarı, ciğerlerimize doğru hareket eder. Bu sayede ciğerlerimiz tekrar sıkışır ve nefes vererek içimizdeki kullanılmış havayı dışarı üfleriz. Diğer bir deyişle sağlıklı bir solunum esnasında nefesi içimize çekerken, diyaframın kubbesi alçalıp ciğerlerin genişleyerek dolmasını sağlar ve gevşeyip yukarı doğru dönerken de ciğerleri tabanlarından iterek boşalmalarını sağlar (ciğerlerimizin iflas etmesini engelleyen, tortu hacmi denilen hava boşluğu hariç). Diyaframın hareketlerinden büyük ölçüde etkilenen göğüs basıncını değişimleri, havanın akciğerlerimize girip çıkmasını ve tabii ki bir de konuşmak veya şarkı söylemek için kullandığımız ses tellerimizden geçmesini sağlar. Şimdi beş dakika boyunca nefesinizi izleyerek, vücudunuzda işleyen bu süreci hissetmeye çalışın. Nefes alışverişlerinizi açık ve serbest mi yoksa kapalı ve baskı altında mı hissediyorsunuz? |

